Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/28873 E., 2014/23361 K. sayılı kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararında 'sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması' koşulunun önemini ve 'Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu' biçimindeki gerekçenin neden yetersiz olduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310218

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/28873 E., 2014/23361 K. sayılı kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilmesi için CMK madde 231/6-b bendinde belirtilen 'sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması' koşulunun sağlanmasının mutlak suretle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yerel mahkeme, sanık hakkında HAGB'ye yer olmadığına karar verirken, sadece 'Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu' gerekçesini kullanmıştır. Yargıtay, bu gerekçeyi 'yasal ve yeterli olmayan' bir gerekçe olarak kabul ederek bozma nedeni saymıştır. Hukuki gerekçesi şudur: HAGB, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaatin oluşmasını gerektiren bireyselleştirme amaçlı bir kurumdur. Sadece önceki kasıtlı mahkumiyetin varlığı, bu kanaatin oluşmasına mutlak engel teşkil etmez; mahkeme, sanığın mevcut duruşmadaki tavırları, pişmanlığı, sosyal durumu ve genel kişilik özellikleri gibi unsurları bütüncül bir şekilde değerlendirerek gelecekte suç işleme eğilimi gösterip göstermeyeceği konusunda bir kanaate varmalıdır. Soyut ve genel bir gerekçe, kanunun aradığı somut değerlendirme yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Bu karar, HAGB uygulamasında hakimin takdir yetkisinin kapsamını ve gerekçeli karar ilkesinin önemini vurgulamaktadır.