Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/352 E., 2015/940 K. sayılı kararında, 'park halindeki aracın kapılarını zorlama izi bırakmaksızın açmak suretiyle içerisinden çanta çalma' eyleminin neden TCK 141/1 (basit hırsızlık) maddesindeki suçu oluşturduğu, ancak yerel mahkemenin 'suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşmesi' durumunu açıklayınız.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/352 E., 2015/940 K. sayılı kararında, sanığın park halindeki aracı kapılarını zorlama izi bırakmaksızın açıp içerisinden çanta çalması eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu eylemin TCK madde 141/1 (basit hırsızlık) maddesindeki suçu oluşturduğuna hükmetmiştir. Yerel mahkemenin suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düştüğü belirtilmiştir. Kararın bu yöndeki gerekçesi, aracın kapılarının 'zorlama izi bırakmaksızın açılması' hususudur. Eğer kapıların kilitli olup olmadığı mağdur tarafından hatırlanamıyorsa veya bir zorlama izi yoksa, bu durum TCK madde 142/1-b (kilidi açmak suretiyle hırsızlık) veya TCK 142/2-d (bina veya eklentisi içindeki eşya çalınması) gibi nitelikli hallerin oluşmadığına işaret eder. 'Zorlama izi bırakmaksızın açma', fiilin basit hırsızlık kapsamında kalmasını sağlar. Yani, suçun işlenişinde ek bir beceri (örneğin maymuncuk kullanma) veya zorlama (kırarak, delerek) unsuru bulunmadığından, fiil basit hırsızlık olarak kabul edilmiştir. Bu, hırsızlık suçunun nitelikli halleri için aranan özel unsurların titizlikle incelenmesi gerektiğini gösterir.