Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/28873 E., 2014/23361 K. sayılı kararında, mağdurdan telefonun 'bir yeri arayacağını söyleyerek alınması ve iade edilmemesi' eyleminin neden TCK 142/1-b (nitelikli hırsızlık) maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, ancak yerel mahkemenin TCK 141/1 (basit hırsızlık) uygulamasıyla 'yanılgıya düşmesi' durumunu açıklayınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/28873 E., 2014/23361 K. sayılı kararında, sanığın mağdurun işyerine giderek 'bir yeri arayacağını söyleyerek' cep telefonunu alıp sonra iade etmemesi eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemin TCK madde 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunu belirtmiştir. TCK 142/1-b maddesi, hırsızlık suçunun 'elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle işlenmesi' halini kapsar. 'Özel beceri', aldatma yoluyla zilyetliğin geçici olarak devredilmesi ve ardından malın malikmiş gibi sahiplenilmesini de içerebilir. Burada, 'bir yeri arayacağını söyleme' bahanesiyle güven kazanıp telefonu ele geçirme ve iade etmeme, özel bir beceri veya aldatma yoluyla malın zilyetliğine son verilmesini ifade eder. Yerel mahkemenin ise bu eylemi TCK madde 141/1 (basit hırsızlık) maddesinden uygulaması 'suç vasfında yanılgıya düşme' olarak değerlendirilmiştir. Basit hırsızlıkta rıza dışı alma fiili doğrudan gerçekleşirken, nitelikli hırsızlıkta (bu senaryoda) aldatma ve özel beceri ile malın ele geçirilmesi söz konusudur. Dolayısıyla, güven ilişkisinin istismar edilmesi ve aldatma, fiili daha ağır bir niteliğe taşımıştır.