Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9461 K. sayılı kararında, 'hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK 53. maddesinin hükümde yazılmaması'nın hukuki bir eksiklik olarak değerlendirilmesinin gerekçesini açıklayınız. Ayrıca bu tür hak yoksunluklarının infaz aşamasındaki uygulanabilirliğini değerlendiriniz.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9461 K. sayılı kararında, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK madde 53'teki hak yoksunluklarının hükümde yazılmaması hukuki bir eksiklik olarak belirtilmiştir. TCK madde 53, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin belirli hak yoksunluklarını kanuni bir sonuç olarak doğurmasını öngörür. Bu hak yoksunlukları, hakim kararına bağlı olmaksızın, kanunen kendiliğinden ortaya çıkar. Ancak, yerel mahkemenin bu hususu hüküm fıkrasında açıkça belirtmemesi, kararın 'bozmayı gerektiren bir eksiklik' olarak değerlendirilmesine neden olmuştur. Buna rağmen, bu tür eksiklikler genellikle Yargıtay tarafından doğrudan düzeltilebilir (örneğin CMUK 322 maddesi uyarınca) veya infaz aşamasında resen gözetilir. Yani, hükümde yazılmamış olsa bile, kanun gereği bu hak yoksunlukları uygulanacaktır. Kararda 'Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin hüküm de yazılmamış olması, Bozmayı gerektirmiş' denilerek bu eksikliğin önemi vurgulanmıştır.