Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/3593 E., 2018/4900 K. sayılı kararında, TCK 106/2-a maddesindeki suçta '12 yıllık kesintili ve uzamış zamanaşımının' suç tarihi ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunmasının hukuki sonucunu açıklayınız. Bu durumun CMUK 322. maddesi bağlamında yeniden yargılama gerektirip gerektirmediğini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310207

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/3593 E., 2018/4900 K. sayılı kararında, sanığın eylemine uyan TCK'nın 106/2-a maddesindeki suçta, 5237 sayılı Yasa'nın 66/1-d ve 67/4. maddelerinde öngörülen **12 yıllık kesintili ve uzamış zamanaşımının** suç tarihi olan 09.06.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunduğu tespit edilmiştir. Dava zamanaşımının dolması, kamu davasının düşmesini gerektiren mutlak bir düşme nedenidir. Bu durum, hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Kararda, bozma nedeninin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Bu gibi durumlarda, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, Yargıtay'ın kendiliğinden sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermesi mümkündür. CMUK 322. maddesi, Yargıtay'ın belirli durumlarda yerel mahkemeye dosyayı iade etmeden doğrudan karar vermesine imkan tanıyarak yargılama sürecini hızlandırır ve usul ekonomisine katkı sağlar. Bu karar, dava zamanaşımının re'sen gözetilmesi ilkesinin pratik uygulamasını göstermektedir.