Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/11 E., 2017/7254 K. sayılı kararında, şantaj suçunun 'yarar sağlama' öğesinin somut olayda nasıl gerçekleştiğinin açıkça gösterilmemesi ve yeterince tartışılmaması durumunun mahkumiyet için neden yetersiz gerekçe sayıldığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310200

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/11 E., 2017/7254 K. sayılı kararında, şantaj suçunun (TCK m.107/2) 'yarar sağlama' öğesinin yeterli gerekçeyle açıklanmaması bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Olayda sanık, 'Bu iş büyüyecek, o koltuğu kaybedeceksin, bizimde elimizde birşeyler var, o seçim zamanı dağıtılmayan gazete tarayıcıdan tarandı herkese yollanacak, herkes bilsin' şeklinde mesajlar göndermiştir. Mahkeme, bu mesajlarla şantaj suçu oluştuğuna karar vermiş, ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur. Gerekçe şudur: Şantaj suçunun ikinci fıkrasında 'kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla' unsurunun açıkça gerçekleştiğinin, somut delillerle gösterilmesi ve gerekçeli kararda yeterince tartışılması gerekir. Kararda, sanığın bu mesajlarla ne tür bir 'yarar' elde etmeyi amaçladığı, yani katılanın bir 'koltuk kaybetmesi' ile sanığın çıkarı arasında nasıl bir bağlantı olduğu açıkça gösterilmemiştir. Suçun temel unsurlarından birinin, somut ve yeterli gerekçelerle ortaya konulmaması, mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı sayılmasına yol açar. Bu, ceza yargılamasında 'gerekçeli karar hakkı' ve 'yargılamanın açıklığı' ilkelerinin bir yansımasıdır; zira hükmün neden ve nasıl verildiği, tüm unsurların nasıl oluştuğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmelidir.