Bir sanık, arkadaşının ricası üzerine, onun borçlu olduğu senetlere onun adına imza atmıştır. Senet alacaklısı olan diğer sanık ise bu durumu bilerek senetleri alıp icraya koymuştur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/18013 E. sayılı kararında, imza atan sanığın (A.Ş.) sorumluluğunun tespiti için 'icazet' (onay) kavramı çerçevesinde hangi delilin araştırılması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31020

Yargıtay, bu kararda imza atan sanığın sorumluluğunun tespiti için, adına imza atılan borçluların (müştekilerin) bu sahteciliğe önceden veya sonradan 'icazet' verip vermediğinin araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Eğer borçlular, kendi adlarına imza atılmasına rıza göstermiş veya bu durumu sonradan öğrenip onaylamışlarsa, sahtecilik suçunun hukuka aykırılık unsuru ortadan kalkabilir. Bu 'icazet'in varlığını araştırmak için Yargıtay, şu somut delilin incelenmesini istemiştir: Sanıkların, davaya konu olmayan ancak aynı işlemle düzenlenen başka bir senedin borçlu müşteki tarafından ödendiğini iddia etmeleri ve buna ilişkin banka dekontu sunmaları. Mahkemenin, ödenen bu senet aslını getirtip üzerindeki imzanın müştekilerin eli ürünü olup olmadığını bilirkişiye inceletmesi; eğer imza sahteyse, müştekiye bu senedi neden ödediğini, kendi adlarına atılan imzalardan en başından beri haberdar olup olmadığını ve sanığa bu yönde bir icazet veya talimat verip vermediğini sorması gerekmektedir. Bu araştırma, sanığın kastını ve eylemin hukuka aykırılığını belirlemede kilit rol oynamaktadır.