Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/1548 E., 2021/23662 K. sayılı kararında, sanığın eski sevgilisi tarafından kendisinden ayrılmaması amacıyla 'görüntüleri ailesine/öğretmenlerine gönderme' ve 'internette yayınlatma' tehditleriyle birlikte 'seni öldürürüm' şeklindeki tehdidin 'kül halinde zincirleme şantaj suçu' olarak nitelendirilmesinin gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310199

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/1548 E., 2021/23662 K. sayılı kararında, sanığın eski sevgilisi tarafından kendisinden ayrılmaması amacıyla hem özel görüntüleri yayınlama tehdidi (ailesine/öğretmenlerine gönderme, internette yayınlatma) hem de 'seni öldürürüm' şeklinde tehditte bulunması eylemleri incelenmiştir. Karar, bu eylemlerin **kül halinde zincirleme şantaj suçunu** oluşturduğunu ve bu nedenle tehdit ve şantaj suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasının bozma nedeni olduğunu belirtmiştir. Gerekçe şudur: Şantaj suçunun amacı, mağduru belirli bir davranışa zorlamak veya haksız bir menfaat sağlamaktır. Burada sanığın amacı, mağdurun kendisinden ayrılmasını engellemek, yani belirli bir davranışı (ayrılmayı) yapmamaya zorlamaktır. 'Seni öldürürüm' tehdidi, bu zorlama amacına hizmet eden bir araç olarak kullanılmıştır ve şantaj eyleminin bir parçası haline gelmiştir. TCK madde 107/1'deki şantaj, 'bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya... zorlama' unsurunu içerir. 'Seni öldürürüm' tehdidi, bu 'zorlama'yı pekiştiren bir unsur olarak şantaj suçunun bünyesinde eriyebilir. Dolayısıyla, farklı tehdit biçimleri, tek bir zorlama amacı altında birleşerek 'zincirleme şantaj' suçunu oluşturmaktadır. Bu durum, fiillerin tek bir hukuki amacı gerçekleştirmeye yönelik olması halinde 'tek suç' kabul edilmesi yönündeki içtima kurallarının bir yansımasıdır.