Ceza infaz kurumlarında uygulanan disiplin cezalarına ilişkin infaz hakimliği ve itiraz merciinin (Ağır Ceza Mahkemesi) verdiği kararların hukuki niteliğini ve bu kararların kesinleşme süreçlerini Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/692 E., 2017/736 K. sayılı kararı bağlamında açıklayınız. Özellikle infaz hakimliği kararının 'şikayet mahiyetinde' olması ve 'onay' mekanizmasının işleyişini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310191

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/692 E., 2017/736 K. sayılı kararı, infaz kurumlarındaki disiplin cezalarına ilişkin hukuki süreci detaylandırmıştır. Disiplin kurulu tarafından verilen kararlara karşı hükümlünün başvurusu, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca **şikayet mahiyetindedir**. İnfaz hakimliği (4675 SK m.6/3), şikayeti yerinde görmezse reddeder, yerinde görürse işlemin iptaline karar verir. İnfaz hakiminin kararlarına karşı, şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından tebliğden itibaren bir hafta içinde acele itiraz yoluna gidilebilir (4675 SK m.6/5). Disiplin kurulu kararları (5275 SK m.47/7) ve özellikle hücreye koyma cezaları (5275 SK m.48/3-a) **infaz hakiminin onayı ile infaza başlanır**. Karar, infaz hakiminin şikayet üzerine verdiği kararın itiraza tabi olduğunu, bu itiraz yolunun tüketilmesiyle kararın kesinleşeceğini ve kesinleşme üzerine disiplin kurulu kararının da kesinleşeceğini belirtmiştir. Ancak, infaz hakiminin şikayeti reddederken aynı anda henüz kesinleşmemiş hücre hapsi cezasının onaylanmasına karar vermesi, itiraz merciince (Ağır Ceza Mahkemesi) itirazın kabulü yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Karar, bu süreçteki usuli hataları ve ceza infaz hukukunun titiz uygulanması gerekliliğini vurgular.