TCK 141/1'de düzenlenen 'Hırsızlık Suçu'nda 'fiilen' zilyetliğe son verilmesi ve 'tasarruf olanağının ortadan kalkması' kavramlarını, suçun tamamlanma anı açısından açıklayınız. Yargıtay'ın bu konuda 'el çabukluğu' veya 'özel beceri'nin etkisiyle ilgili kararlarını örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310189

TCK madde 141/1'e göre hırsızlık suçunun oluşabilmesi için, 'alma' fiilinin gerçekleşmesi, yani suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi ve mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kalktığında suç tamamlanır. Gerekçede 'almak fiilinden maksat' bu şekilde açıklanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/6 K. sayılı kararında, sanığın para düzenleme bahanesiyle aldığı cüzdandan el çabukluğuyla para alması eyleminde, geçici de olsa suça konu paranın rızaen teslim edilmesinin söz konusu olmadığı, paranın fark ettirilmeden alındığı, hileli davranışların paranın faile verilmesi rızasını sağlamaya değil, cüzdanın içerisinden alınmasını kolaylaştıracak ortama ulaşmaya yönelik olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, hukuka ve yöntemine uygun, aldatılmamış özgür bir iradeye dayalı bir teslimin söz konusu olmadığı, dolayısıyla eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu karar, 'el çabukluğu' veya 'özel beceri'nin, malın rıza dışında alınmasını kolaylaştıran maddi bir hareket olması halinde hırsızlık suçuna işaret ettiğini, dolandırıcılıktan farklı olarak mağdurun malı rızaen teslim etmediğini göstermektedir.