Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/29247 E., 2016/47 K. sayılı kararında, TCK 53/1-b bendinde düzenlenen 'seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılma' hükmünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında nasıl uygulanması gerektiğini değerlendiriniz. Özellikle hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı üzerindeki etkisini açıklayınız.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/29247 E., 2016/47 K. sayılı kararı, TCK madde 53'teki hak yoksunlukları konusunda önemli bir değişikliğe işaret etmiştir. Karara göre, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı ile TCK 53/1-b maddesinde yazılı 'seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan' ibaresi iptal edilmiştir. Bu iptal kararı sonrasında, sanıklar hakkında TCK 53. maddenin uygulanması yönünden, sadece (a), (c), (d) ve (e) bentlerindeki hak yoksunluklarına hükmedilmeli; (b) bendindeki siyasi haklara ilişkin kısıtlama uygulanmamalıdır. Ayrıca, TCK 53/2. maddesi uyarınca bu hak yoksunlukları cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürerken, TCK 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksunluk devam edecektir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından ceza hukukunda yapılan önemli bir düzenlemedir ve siyasi hakların, suç işlenmesi nedeniyle bile olsa, müebbeten kısıtlanamayacağı ilkesini pekiştirmiştir.