Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1767 E., 2018/1546 K. sayılı kararında, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinin, TCK 309'da tanımlanan mutlak terör suçları için uygulanması gerekliliğinin, 'sonuç ceza değişmeyeceğinden ve aleyhe temyiz olmadığından' bozma nedeni yapılmamasının hukuki gerekçesini açıklayınız. Ayrıca, TCK 58/9 ve 63. maddelerinin infaz aşamasındaki uygulanma durumunu değerlendiriniz.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1767 E., 2018/1546 K. sayılı kararında, TCK 309'da tanımlanan suçun mutlak terör suçu sayılması nedeniyle 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinin (cezanın terör suçlarına özgü artırılması) uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, kararda bu durumun 'sonuç ceza değişmeyeceğinden ve aleyhe temyiz olmadığından' bozma nedeni yapılmadığı ifade edilmiştir. Hukuki gerekçesi, sanık lehine olan durumun (cezanın değişmemesi veya aleyhe bozmama yasağı) gözetilmesidir. Eğer maddenin uygulanması aleyhe bir sonuç doğurmayacaksa veya temyiz talebi sadece sanık lehine ise, bu tür bir eksiklik tek başına bozma sebebi teşkil etmez. Ayrıca, kararda TCK 63. maddesi (gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsubu) ve TCK 58/9. maddesi (mükerrirlere özgü infaz rejimi) gibi hususların infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu maddeler, cezanın kendisiyle değil, cezanın infaz rejimiyle ilgili olduğundan, yargıtayın yerleşik uygulamasına göre 'kazanılmış hak' oluşturmazlar. Bu nedenle, mahkemece hüküm kurulurken belirtilmemiş olsalar bile, infaz sürecinde ilgili merciler tarafından resen uygulanmaları sağlanır. Bu yaklaşım, yargılama ekonomisini ve infaz hukukunun kendine özgü yapısını yansıtır.