Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarına göre, 'tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesi' eylemlerinde basit zimmet veya nitelikli zimmet suçunun nasıl tespit edildiğini, 'sahte imza' ve 'mudi imzası yokluğu' kriterleri üzerinden detaylı olarak açıklayınız.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin (2022/25786 K.) ve Ceza Genel Kurulu'nun (2014/272 E., 2014/549 K.) istikrarlı uygulamalarına göre, tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde basit ve nitelikli zimmet ayrımı şu kriterlere göre yapılır: **1. Tediye fişinde mudi imzası yoksa veya boşsa:** Eylem hem 4389 sayılı Kanun hem de 5411 sayılı Kanun'da **basit zimmet** olarak kabul edilir. **2. Tediye fişine mudi yerine sahte imza atılmışsa:** Burada hilenin aldatıcılık düzeyi önemlidir: *İmza mudi imzasına benzetilmiş ve aldatıcı ise veya basit bir incelemede sahteliği anlaşılamıyorsa:* Bu durumda **nitelikli zimmet** oluşur, çünkü bankanın denetim mekanizmaları aldatılmıştır. *İmza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa:* Eylem hem 4389 hem de 5411 sayılı Kanun'da **basit zimmet** olarak kabul edilir. *Kabaca incelemede sahteliği anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi-grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılıyorsa:* 4389 sayılı Kanun'da basit zimmet, 5411 sayılı Kanun'da **nitelikli zimmet** oluşacaktır. **3. Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alınmışsa:** Hem 4389 hem de 5411 sayılı Kanun'da **nitelikli zimmet** oluşur. **4. Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse:** Eylem hem 4389 hem de 5411 sayılı Kanun'da **basit zimmet** olarak kabul edilir. Bu kriterler, zimmet suçunun işleniş biçimindeki hile unsurunun yoğunluğunu ve karmaşıklığını esas alarak ceza tayininde önemli bir rol oynar.