Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2015/3054 E., 2015/4133 K. sayılı kararında, 'alkol kullanmak' eyleminin İnfaz Kanunu madde 44/3-g (yasak eşya sokma) kapsamında hücreye koyma cezası gerektirmediği, hatta kanunda alkol sokmanın veya temin etmenin yasak olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı tespiti ile 'kıyas yasağı' ilkesinin bu konudaki rolünü açıklayınız. Ayrıca, 5275 sayılı Kanun'un 48/1. maddesindeki iptal edilen 'benzerlik' hükmünün önemini belirtiniz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2015/3054 E., 2015/4133 K. sayılı kararı, infaz kurumunda 'alkol kullanmak' eyleminin disiplin hukuku açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda önemli bir tespitte bulunmuştur. Kararda, hükümlünün alkol kullanmasının Tüzük'ün 79/1-2 ve 83/1-f maddelerine aykırı olduğu belirtilse de, bu durumun İnfaz Kanunu madde 44/3-g'de yer alan 'uyuşturucu ilâç ve madde' veya diğer yasak eşyalar arasına girmediği ifade edilmiştir. Yargıtay, 5275 sayılı Kanun'un hiçbir maddesinde ceza infaz kurumuna alkol sokulmasının veya diğer hükümlülere alkol temin edilmesinin yasaklandığına dair açık bir hüküm bulunmadığını vurgulamıştır. Dolayısıyla, 'kıyas yoluyla' diğer yasak hükümler içeren maddelere göre ceza verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu durum, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan **suçta ve cezada kanunilik ilkesi** gereği, bir eylemin ancak kanunda açıkça suç olarak tanımlanmış olması halinde cezalandırılabileceğini gösterir. Ayrıca, kararda 5275 sayılı Kanun'un 48/1. maddesindeki (Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen) 'benzerlik' hükmüne dikkat çekilmiştir. Bu hüküm, Kanun'da tanımlanmayan eylemlerin 'nitelik ve ağırlıkları bakımından benzedikleri' disiplin cezalarıyla karşılanabileceğini öngörüyordu; ancak bu hüküm iptal edildiğinden, belirsizliğe yol açan bu tür kıyaslayıcı uygulamaların hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edilmiştir. Bu karar, infaz hukukundaki disiplin cezalarının uygulanmasında kanunilik ve kıyas yasağının sıkı bir şekilde yorumlanmasının bir örneğidir.