Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/36087 E., 2016/697 K. sayılı kararında, hastane odasında görevli personele rüşvet vererek cep telefonu ile görüşme yapma eyleminin, İnfaz Kanunu madde 44/3-g (yasak eşya sokma) yerine neden 44/3-m (rüşvet verme) maddesinden değerlendirilmesi gerektiği ve 'hastane odasının ceza infaz kurumu niteliğinde olmaması' ilkesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310174

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/36087 E., 2016/697 K. sayılı kararı, hükümlünün hastanede görevli personele rüşvet vererek cep telefonu ile görüşme yapması eylemini incelemiştir. Kararda, hastane odasının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı ve hükümlünün üzerinden cep telefonu ele geçirildiğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi/belge bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, eylemin İnfaz Kanunu madde 44/3-g'de tanımlanan 'her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde... cep telefonu... kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak' suçunu oluşturmadığına hükmedilmiştir. Bunun yerine, eylemin İnfaz Kanunu madde 40/2-a'da tanımlanan 'idarenin izni olmaksızın yasak yerlere gitmek' ve madde 44/3-m'de tanımlanan 'kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek' eylemlerinden, en ağırı olan madde 44/3-m gereğince cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, disiplin suçlarının yasal unsurlarının somut olaya tam olarak uygun olması gerektiğini, kıyas yoluyla veya benzerlik üzerinden disiplin cezası verilemeyeceğini vurgular. Özellikle 'kurum' tanımının disiplin hukuku açısından dar yorumlanması, kişilerin özgürlüklerini kısıtlayıcı nitelikteki cezaların kanunilik ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalınmasını sağlar.