İnfaz Kanunu madde 44/3-g'de belirtilen yasak eşya bulundurma eylemlerinde 'uyuşturucu ilaç ve madde' kavramının yorumunu ve 'Gabapentin' ile 'Buprenorfin' gibi maddelerin bu kapsamda olup olmadığını, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4169 E., 2016/2020 K. sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310173

İnfaz Kanunu madde 44/3-g, 'Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde... her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak' eylemlerini onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren ağır disiplin suçları arasında sayar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4169 E., 2016/2020 K. sayılı kararında, hükümlünün idrar tahlilinde 'Gabapentin' ve 'Buprenorfin' maddelerinin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine verilen disiplin cezası tartışılmıştır. Kanun yararına bozma talebinde, adli tıp raporunda bu maddelerin uyuşturucu madde olup olmadığı veya içeriğinde uyuşturucu etken maddesi ihtiva edip etmediğinin belirtilmediği halde disiplin cezası verilmesinin isabetsiz olduğu savunulmuştur. Karar, bu tür maddelerin 'uyuşturucu ilaç ve madde' kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda net bir bilimsel tespitin gerekliliğine işaret etmiştir. Dolayısıyla, bir ilacın 'uyuşturucu ilaç ve madde' olarak kabul edilebilmesi için içeriğinin ve etkisinin bu yönde kesin olarak belirlenmesi gerekir; aksi takdirde yasal unsur oluşmayacaktır. Bu, disiplin hukukunda dahi suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin önemini gösterir.