Bankacılık Kanunu'nun 167. maddesinde yer alan 'koşullu salıverilme' hükmünün, bankacılık zimmeti suçundan mahkûm olanlar açısından TMSF'ye ve Hazine'ye olan borçların ödenmesi şartına bağlılığını Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2022/418 E., 2022/591 K.) kararı çerçevesinde tartışınız.
Bankacılık Kanunu'nun 167. maddesi, 160. maddede düzenlenen zimmet suçundan mahkûm olanların koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için özel bir şart getirmektedir: Fona veya Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemedikleri veya bu borç ve tazminatların mal varlıklarından tahsil olunamadığı sürece koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/418 E., 2022/591 K. sayılı kararında bu hüküm detaylı olarak incelenmiştir. Kararda, kanun metnindeki 'Fon' ibaresinden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kastedilmesi gerektiği, 6741 sayılı Kanun ile kurulan Türkiye Varlık Fonu'nun bu kapsamda olmadığı belirtilmiştir. Önemli olan, borcun veya tazminatın TMSF'ye veya Hazine'ye ait olmasıdır. Eğer zarar, TMSF'ye devredilmiş bankalardan olmayan veya Hazine'ye ait olmayan bir bankaya ise (örneğin özel bir bankaya), bu borcun ödenmemiş olması koşullu salıverilmeye engel teşkil etmez. Karar, ayrıca 5411 sayılı Kanun'da bankalara olan borçların koşullu salıvermeye engel olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını ve kıyas yoluyla veya genişletici yorumla kişi hürriyetini kısıtlayıcı bir uygulama yapılamayacağını vurgulayarak, kanunilik ilkesinin altını çizmiştir.