Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/2417 E., 2017/9461 K. sayılı kararında, spor tesislerinde masa üzerinde bulunan cep telefonunun çalınması eylemine ilişkin 'uzlaşma' hükümlerinin uygulanması zorunluluğunu ve bu kararın TCK madde 141 ile CMK madde 253 arasındaki ilişkiyi nasıl yansıttığını açıklayınız.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/2417 E., 2017/9461 K. sayılı kararı, spor tesislerinde masa üzerinde bulunan cep telefonunun çalınması eylemi (basit hırsızlık, TCK 141/1) hakkında 'uzlaşma' hükümlerinin uygulanması zorunluluğunu ortaya koymuştur. Karar tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253/1-b bendine eklenen alt bentler arasına, TCK'nın 141. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı belirtilmiştir. Bu durum, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesindeki 'failin lehine olan kanun uygulanır' hükmü gereğince, uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, mahkemenin öncelikle taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunması ve sonucuna göre hüküm kurması gerekmektedir. Ancak, kararda ayrıca telefonun çalındığı yerin açık alan mı yoksa bina eklentisi niteliğinde mi olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulanmıştır, zira eylemin nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-h) olması halinde uzlaşma kapsamı dışına çıkabilecektir. Bu karar, lehe kanun ilkesi ve uzlaştırma kurumunun uygulanma alanını netleştirmesi açısından önemlidir.