Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/7634 E., 2017/7634 K. sayılı kararında tartışılan, ATM'ye yerleştirilen düzenekle banka kartını sıkıştırma ve şifre öğrenme girişiminin, hırsızlık suçuna teşebbüs olarak nitelendirilmesinin gerekçesini açıklayınız. Bu eylemin 'banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması' suçundan ayrımını belirtiniz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/7634 E., 2017/7634 K. sayılı kararında, sanığın ATM'ye düzenek yerleştirerek mağdurun banka kartının sıkışmasını sağlayıp, şifresini öğrenme girişiminin 'hırsızlık suçuna teşebbüs' olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gerekçe şudur: sanık, mağdura ait banka kartını zilyetliğine geçirememiştir. Ayrıca, TCK'nın 245/1. maddesindeki 'banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması' suçunun icra hareketleri olan kartla veya kart bilgileri kullanılarak para çekme, alışverişte kullanma ya da bunlara teşebbüs etme biçiminde herhangi bir eylemi bulunmamaktadır. Karar, ATM cihazına yerleştirilen düzenekle ekonomik değer taşıyan menkul mal niteliğindeki banka kartını ele geçirmeye yönelik fiilin, TCK'nın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçuna teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK 136/1'deki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçundan mahkumiyet kurulması isabetsiz bulunmuştur. Bu, 'alma' fiilinin gerçekleşme aşamasına yönelik bir değerlendirmedir; fiilen malın zilyetliğine geçilmediği ancak buna yönelik bir icra hareketinin başladığı kabul edilmiştir.