Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun şikayete tabi olma özelliğini (TCK m.139) ve bu bağlamda şikayet süresinin başlangıcını, 'şikayetten feragatten vazgeçmek' ilkesini de göz önünde bulundurarak açıklayınız. Ayrıca uzlaştırma kurumunun bu suçtaki yerini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310154

TCK madde 139 gereği, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun tüm şekilleri **şikayete tabidir**. Bu, mağdur şikayetçi olmadan savcılığın soruşturma yapmasının, mahkemenin kovuşturma yapmasının mümkün olmadığı anlamına gelir. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlamak üzere 6 aydır (TCK m.73/1). Mağdurun fiili ve faili farklı zamanlarda öğrendiği durumlarda süre, failin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Yargıtay'ın 12. Ceza Dairesi'nin 2019/9053 K. sayılı kararı bu durumu örneklemektedir. Uygulamada kolluk aşamasında şikayetten vazgeçme beyanında bulunulduğunda, mağdurun aynı fiil ile ilgili şikayet hakkı ortadan kalkar; çünkü hukuk sistemimizde 'şikayetten feragatten vazgeçmek' mümkün değildir. Bu, şikayet hakkının bir kez kullanılıp feragat edildikten sonra geri dönülemez olduğu anlamına gelir. Ayrıca, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, taraflar arasında **uzlaştırma** prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir. Bu, mağdur ile fail arasında uzlaşma yoluyla bir çözüm bulunmasını teşvik eder.