5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 160'ta düzenlenen bankacılık zimmeti suçunun fail ve mağdurunu, 'özgü suç' niteliği ve 'zilyetlik' kavramı bağlamında inceleyiniz. Ayrıca, banka müşterisinin bu suça nasıl iştirak edebileceğini örnekleyerek açıklayınız.
Bankacılık zimmeti suçu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 160'ta düzenlenen **özgü suç** niteliğindedir. Bu, suçu ancak belli sıfatlara sahip kişilerin işleyebileceği anlamına gelir. Suçun faili, banka yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile bankanın diğer mensupları (gişe görevlisi, güvenlik görevlisi vb.) olabilir. Suçun doğrudan zarar göreni/mağduru, bir anonim şirket olan banka tüzel kişiliğidir. Suçun maddi konusu, failin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para, para yerine geçen evrak veya senetler ve diğer mallardır. Bu malların bankaya ait olması şart değildir; üçüncü kişilere ait mallar da suçun konusu olabilir. **Zilyetlik kavramı** hukuki anlamda zilyetliği kapsar, yani failin suç konusu mal üzerinde tasarrufta bulunmaya yetkili olması yeterlidir; fiilen zilyet olunması aranmaz. Bankacı veya banka çalışanı olmayan kişiler, bankacılık zimmeti suçuna azmettiren (TCK m.38) veya yardım eden (TCK m.39) sıfatıyla iştirak edebilirler. Örneğin, bir banka müşterisinin, banka müdürü tarafından zimmete geçirilen parayı fiziken bankanın dışına çıkarmak üzere yardım etmesi halinde, bu müşteri bankacılık zimmeti suçuna yardım etme nedeniyle cezalandırılır. (5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 160, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/441 K.)