Bankacılık zimmeti suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları ve sağladığı indirim oranlarını 5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 160/5 ve 160/6 çerçevesinde, 'aynen iade' ve 'zararın tamamen tazmini' kavramlarını açarak değerlendiriniz. Ayrıca, kazanılmış hak ve gecikme faizi konularına Yargıtay içtihadı bağlamında değininiz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310142

5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 160/5 ve 160/6, bankacılık zimmeti suçunda etkin pişmanlık hükümlerini düzenler. **Madde 160/5'e göre:** Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi (%66) indirilir. **Madde 160/6'ya göre:** Kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak aynen iade veya zararın tamamen tazmin edilmesi halinde cezanın yarısı (%50) indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi halinde ise cezanın üçte biri (%33) indirilir. 'Aynen iade', malın suç tarihinde, yani zimmete geçirme anında bulunduğu hal üzerinden iadesini ifade eder. 'Zararın tamamen tazmini' ise, suçun işlendiği andaki, malın zimmete geçirilme tarihindeki değer, miktar veya rayiç bedel gözetilmek suretiyle ödenmesi anlamına gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/7-429 E., 2012/181 K. sayılı kararına göre, kazanç kaybı ve gecikme faizi gibi unsurlar tazmin kapsamında değerlendirilmez, bunlar ayrı bir hukuk davasının konusu olabilir. Kullanma zimmetinde ise zarar, malvarlığında kaldığı süre gözetilerek hesaplanacak neması esas alınır. Ayrıca, kazanılmış hak ilkesi gereği, faiz ve masraflar hariç net zararın esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011/7-429 E., 2012/181 K.; 2018/61 E., 2022/53 K.)