Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/4807 E., 2021/20725 K. sayılı kararında tartışılan, hırsızlık suçuna teşebbüste 'doğrudan doğruya icraya başlama' ölçütünü TCK madde 35 bağlamında ve 'hazırlık hareketleri' ile 'icra hareketleri' arasındaki ayrım üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310140

Hırsızlık suçuna teşebbüste 'doğrudan doğruya icraya başlama' ölçütü, TCK madde 35'te getirilmiş bir yeniliktir ve suçun hazırlık hareketleri ile icra hareketleri arasındaki ayrımı objektif bir zemine oturtmayı amaçlar. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/4807 E., 2021/20725 K. sayılı kararında bu husus vurgulanmıştır. Karara göre, 'alma' fiilinden maksat, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesidir. Teşebbüs açısından ise, failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkması şeklindeki sübjektif ölçüt yerine, 'doğrudan doğruya icraya başlama' ölçütü benimsenmiştir. Bu, işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanmış sayılacağı anlamına gelir. Yani sadece suç kastının varlığı değil, bu kastı ortaya koyan davranışın aynı zamanda o suça ilişkin icra hareketi niteliği taşıması gerekir. Somut olayda, sanıkların bankadan para çeken mağduru takip etmesi, araçtan inip mağdurun aracına yönelmesi, jammer cihazı ve cam kırıcı alet bulundurması gibi eylemler, her ne kadar suç kastını gösterse de, henüz mağdurun zilyetliğine son verme amacına yönelik 'doğrudan doğruya icra hareketlerine' ulaşmadığından, karar bu eylemleri hazırlık hareketi olarak nitelendirip hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkumiyeti usul ve yasaya aykırı bulmuştur.