Dava zamanaşımının durması ve kesilmesi halleri arasındaki temel farkları ve bu hallerin dava zamanaşımı süresi üzerindeki etkilerini Yargıtay içtihatları ışığında karşılaştırınız.
Dava zamanaşımının durması ve kesilmesi, zamanaşımı süresinin işlemesini etkileyen iki farklı hukuki durumdur. **Dava zamanaşımının durması**, kanunda açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesi nedeniyle, bu halin ortaya çıkmasından kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade eder. Durma halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işler, engel kalkınca kaldığı yerden işlemeye devam eder. Önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenir (Ceza Genel Kurulu 2018/254 E., 2021/157 K.). Durmanın nedeni, kovuşturma makamlarının takibine rağmen yasal engellerin varlığıdır. **Dava zamanaşımının kesilmesi** ise, kanunda açıkça sayılan bazı hukuki fiillerden dolayı, o ana kadar işlemiş olan dava zamanaşımı süresinin işlememiş sayılmasını ve dava zamanaşımı süresinin yeni baştan işlemeye başlamasını ifade eder. Kesilme halinde, kesilen günden itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar ve ilgili suça ilişkin kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir (TCK madde 67/3, 67/4). Kesilme nedenleri sınırlı sayıda olup, durma nedenleri gibi kıyas yoluyla genişletilemez (Ceza Genel Kurulu 2018/254 E., 2021/157 K.). Temel fark, durmada sürenin kaldığı yerden devam etmesi, kesilmede ise yeniden başlaması ve azami sürenin uzamasıdır.