Anayasayı ihlal (TCK m. 309) suçunda, sanığın eylemlerinin, 'örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu'nun tespiti neden önemlidir?
Bu tespit, eylemin 'elverişlilik' unsurunu belirlemek için önemlidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1767 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, münferit, örgütsel bir bağlamdan kopuk ve anayasal düzen için somut bir tehlike yaratma potansiyeli olmayan cebir-şiddet eylemleri, TCK m. 309'u oluşturmaz. Eylemin, ülke çapında bir amacı olan, organize ve bütüncül bir yapının parçası olarak işlenmesi, o eylemin anayasal düzeni yıkma amacı için 'elverişli' bir araç olduğunu ve 'somut tehlike' yarattığını gösterir. Bu, suçun vasıflandırılması için kritik bir değerlendirmedir.