Bir banka müşterisinin, banka müdürüyle anlaşarak, aslında ödeme gücü olmayan paravan bir şirket adına, gerçeğe aykırı belgelerle yüksek miktarda kredi çekmesi ve bu parayı banka müdürüyle paylaşması, banka müdürü ve müşteri açısından hangi suçları oluşturur?
Banka müdürü açısından eylem, 5411 sayılı Kanun m. 160 uyarınca 'nitelikli bankacılık zimmeti' suçunu oluşturur. Çünkü banka kaynaklarını hileli davranışlarla (sahte belgeler, usulsüz kredi tahsisi) kendi veya başkasının zimmetine geçirmiştir. Banka mensubu olmayan müşteri ise, özgü bir suç olan zimmetin faili olamaz; ancak bu suça TCK m. 38 uyarınca 'azmettiren' veya TCK m. 39 uyarınca 'yardım eden' sıfatıyla iştirakten sorumlu tutulur. Eylemin planlanmasındaki rolüne göre iştirak derecesi belirlenir. (Bkz: Yargıtay 7. CD - Karar:2020/1739)