Bir tapu iptali ve tescil davasında davacı, iddiasını 'aldatma (hile)' hukuksal nedenine dayandırmışken, mahkemenin davayı 'taraf muvazaası' olarak nitelendirip bu gerekçeyle reddetmesi usulen doğru mudur? HMK m. 33'ün bu durumdaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30988

Bu durum usulen doğru değildir. HMK m. 33, 'Vakıaları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir' kuralını düzenler. Ancak bu, hakimin tarafların bildirdiği vakıaların dışına çıkarak veya vakıaları yanlış yorumlayarak hukuki nitelendirme yapabileceği anlamına gelmez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya içeriği 'aldatma (hile)' hukuksal nedenine işaret ediyorsa, mahkemenin bu iddiayı incelemesi gerekir. Hile ve muvazaa, farklı hukuki kavramlardır ve ispat usulleri de farklılık gösterebilir (örneğin hile her türlü delille ispat edilebilirken, muvazaa iddiası genellikle yazılı delil gerektirir). Mahkemenin, hile iddiasını hiç araştırmadan, davayı yanlış bir hukuki sebebe (taraf muvazaası) dayandırarak ve o sebebin ispat koşulları (yazılı delil yokluğu) üzerinden davayı reddetmesi, 'hukuki nitelendirmede yanılgı' olarak kabul edilir ve bir bozma nedenidir. Hakim, vakıalara bağlı kalarak doğru hukuki nitelendirmeyi yapmakla yükümlüdür.