Uyuşturucu kullanma suçunda verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının ihlali ve kamu davası açılması için 'ısrar' koşulu nedir? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1761 sayılı kararı bu koşulu nasıl yorumlamıştır?
TCK m. 191/4-a, kamu davası açılması için şüphelinin 'yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi'ni şart koşar. 'Israr' koşulu, tek bir ihlalin dava açmak için yeterli olmadığını, ihlalin süreklilik veya inatçılık göstermesi gerektiğini ifade eder. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin 10. CD, 2016/1761 K.), 'ısrar' koşulunun gerçekleştiğinin kabulü için şu prosedür izlenmelidir: 1) Şüpheliye denetimli serbestlik programına katılması için usulüne uygun bir tebligat yapılır. 2) Şüpheli bu ilk tebligata uymazsa, bu durum tek başına 'ısrar' sayılmaz. 3) Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, şüpheliye ikinci bir tebligat göndererek 'önceki tebligata uymadığı, bu tebligat üzerine de belirtilen sürede başvurmaması halinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmiş sayılacağı ve hakkında kamu davası açılacağı' yönünde açık bir uyarıda (ihtarda) bulunmalıdır. 4) Şüpheli, bu ikinci ihtarata rağmen de müracaat etmez veya programı ihlal ederse, işte o zaman 'ısrar' koşulu gerçekleşmiş sayılır ve kamu davası açılabilir. Bu prosedür izlenmeden açılan dava, kovuşturma şartı yokluğundan usule aykırıdır.