Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6153 E., 2016/899 K. sayılı kararında, taraflar arasında sözlü bir kira sözleşmesi varken, kiracıların sonradan sahte bir yazılı kira sözleşmesi düzenleyip kullanmaları durumunda, sanıklar hakkında TCK m. 211'in uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi neden bozma sebebi sayılmıştır?
Bozma sebebi, mahkemenin sanıkların eyleminin TCK m. 211'de tanımlanan 'gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik' suçunu oluşturma ihtimalini göz ardı etmesidir. Karara göre, sanıklar ile katılan arasında fiilen bir kiralama ilişkisinin varlığı, yani 'gerçek bir durumun' mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Sanıklar, bu mevcut ve gerçek olan sözlü kira ilişkisini yazılı bir belgeye dökmek amacıyla sahte bir sözleşme düzenlemişlerdir. Eylemlerinin amacı, olmayan bir ilişkiyi yaratmak değil, var olan bir ilişkiyi ispatlamak veya belgelemektir. Bu durum, TCK m. 211'in uygulama alanına doğrudan girmektedir. Mahkemenin, bu hafifletici nedenin uygulanma koşullarının oluştuğunu gözetmeden ve bu maddeyi tartışmadan sanıkları özel belgede sahtecilik suçunun temel halinden (TCK m. 207/1) cezalandırması, sanıklar aleyhine bir hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.