Özel bir tıp merkezinde çalışan pratisyen hekim, uzman hekimin yazması gereken ilaçları hastaların alabilmesi için, uzman hekimin kaşesini basıp imzasını taklit ederek reçeteler düzenlemiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2015/3707 E., 2016/8889 K. sayılı kararında, bu eylemin TCK m. 211 kapsamında 'gerçek bir durumun belgelenmesi' niteliğinde olup olmadığının tespiti için hangi hususların araştırılmasını istemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30967

Yargıtay bu kararda, eylemin TCK m. 211 kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için yüzeysel bir değerlendirmenin yeterli olmayacağını, 'belgelenen durumun gerçekliği'nin derinlemesine araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu amaçla yapılması gereken araştırmalar şunlardır: 1) Hastaların Dinlenmesi: Reçetelerde adı geçen hastaların veya yakınlarının tanık olarak dinlenerek, gerçekten muayene olup olmadıkları, ilaçları alıp almadıkları ve reçetelerdeki teşhislerin doğru olup olmadığının sorulması. 2) Tıbbi Kayıtların İncelenmesi: Hastaların reçetedeki teşhise konu hastalıklarının bulunup bulunmadığı, bu konuda tedavi görüp görmediklerine dair laboratuvar kayıtları, tahlil ve raporlarının getirtilmesi. 3) Bilirkişi İncelemesi: Getirtilen tıbbi belgeler ışığında, reçetelerdeki teşhislerin doğru olup olmadığı ve yazılan ilaçların bu teşhislerle uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması. Bu araştırmalar sonucunda, eğer hastaların gerçekten o hastalıklara sahip olduğu ve reçetelerdeki ilaçlara ihtiyaç duydukları, yani 'gerçek bir durumun' var olduğu anlaşılırsa, sanıkların eyleminin TCK m. 211 kapsamında değerlendirilmesi ve cezada indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği belirtilmiştir.