TCK m. 211'de düzenlenen 'daha az cezayı gerektiren hal'in (hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik) uygulanabilmesi için aranan koşullar nelerdir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/4105 E., 2018/241 K. sayılı kararında bu maddenin tartışılmamasını neden bir bozma sebebi saymıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30965

TCK m. 211'in uygulanabilmesi için aranan temel koşul, sahtecilik suçunun 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı' veya 'gerçek bir durumun belgelenmesi' amacıyla işlenmesidir. Burada failin amacı, haksız bir menfaat elde etmek değil, zaten var olduğuna inandığı bir hakkı veya durumu belgelemektir. Yargıtay içtihatlarına göre, failin bu konuda iyi niyetli olması, yani belgelendirmek istediği durumun veya alacağın gerçekten var olduğuna inanması yeterlidir. Yargıtay 11. CD'nin anılan kararında, sanığın kendisi ile katılan arasında bir kira ilişkisi bulunduğunu ve işyerini devraldığını savunması, ayrıca katılanın sanık aleyhine kira tespiti davası açmış olması gibi olgular, taraflar arasında 'gerçek bir durumun' veya 'hukuki bir ilişkinin' varlığına işaret etmektedir. Mahkeme, sanığın sahte kira sözleşmesini bu gerçek durumu belgelendirmek amacıyla düzenleyip düzenlemediğini, yani TCK m. 211 kapsamına girip girmediğini tartışmadan hüküm kurmuştur. Yargıtay, bu önemli indirim nedeninin tartışılmamasını eksik inceleme ve bir bozma sebebi olarak kabul etmiştir.