Yargıtay'ın 'kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında kaydedilmesi' fiilini TCK 136/1 kapsamında 'kişisel veri' olarak değerlendirmemesinin gerekçesi nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 15.01.2020 tarihli kararında, bir özel hayat görüntüsünün ya da sesinin 'kişisel veri' olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün ya da sesinin bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesinin TCK 134/1. madde ve fıkrasının 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesinin ise TCK 134/2. madde ve fıkrasında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiği belirtilmiştir. Bu nedenle, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, yasal anlamda, TCK'nın 136/1. madde ve fıkrası kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceği kanaatindedir. Bu, TCK'nın özel hüküm ilkesi gereği, daha özel olan TCK 134'ün uygulanması gerektiği yaklaşımına dayanır. ('Belirli bir bölgeye odaklanan Youtube yayınlarının hukukiliği' makalesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas: 2019/12886, Karar: 2020/513)