Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3706 Esas sayılı kararında da 2017/3464 Esas sayılı karara benzer şekilde tutuklama aşamasında müdafii zorunluluğu ve adil yargılanma hakkı ihlali hangi maddeye dayandırılmıştır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3706 Esas sayılı kararında da, 5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi gereğince tutuklanması istenen ve seçtiği bir müdafii de bulunmayan sanığa müsnet suçun niteliği ve öngörülen ceza miktarı gözetilmeksizin müdafii görevlendirilmesinin yasal zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Görevlendirilen müdafi refakatinde tutuklanmaması nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibarıyla (AİHM Gregaceviç/Hırvatistan) çelişmeli yargılamanın gereği olan 'silahların eşitliği' ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde (AİHM Salduz/Türkiye) savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Bu iki karar, benzer bir hukuki yaklaşımı yansıtmaktadır. (CMK m. 101/3, Anayasa m. 36, AİHS m. 6, Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas: 2017/3706)