Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3464 Esas sayılı kararındaki karşı oy, zorunlu müdafilik sisteminin genişlemesine rağmen, sanığın kendi iradesiyle müdafi istememesi halinde yargılamanın müdafi atanmadan yapılmasının adil yargılama hakkını ihlal etmediği görüşünü hangi ülke yargıtayı uygulamalarından örnek almıştır?
Karşı oy, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesi sonrasında temyiz incelemesinin kapsam ve koşulları hususunda yerleşik uygulama ve içtihatları bulunmayan Yargıtay içtihatlarının oluşumuna ışık tutabilecek Alman Yargıtay'ının yerleşik içtihatlarından faydalanılmasını imkan dahilinde görmüştür. Alman Yargıtayı uygulamalarına göre, temyiz nedenlerinin usul hukuku yönünden son derece somut olarak gösterilmesi beklenirken, maddi hukuka ilişkin temyiz nedenlerinin soyut ve genel ibarelerle gösterilmesinin yeterli kabul edildiği anlaşılmaktadır. Karşı oy, sanığın müdafi bulunmadan hakkında hüküm kurulmasına yönelik bir temyiz nedeni bulunmadığı için hükmün bu yönü itibariyle temyizen incelenemeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas: 2017/3464, Karşı Oy)