Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 07.10.2020 tarihli, 2018/2225 E. sayılı kararında, sahte içkileri satan firma yetkilileri 'olası kastla öldürme' suçundan sorumlu tutulurken, bu içkileri alıp teknede servis yapan firma sahipleri neden sorumlu tutulmamıştır? Kararın bu ayrımındaki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30943

Kararın mantığı, faillerin 'bilme' unsuruna dayanmaktadır. Sahte içkileri üreten ve satan ilk grup sanıkların (ithalatçı firma yetkilileri), sahte bandroller kullanarak yasal olmayan yollarla sahte içki ürettikleri/sattıkları ve bu içkilerin metil alkol içerdiğini ve dolayısıyla öldürücü olabileceğini 'bildikleri' kabul edilmiştir. Bu bilgiyi haiz olmalarına rağmen satış yapmaları, 'sonucu bilerek neticeyi kabullenmek' olarak yorumlanmış ve olası kastla sorumlu tutulmalarına neden olmuştur. Buna karşılık, bu içkileri satın alıp teknede servis yapan ikinci grup sanıkların (denizcilik firması sahipleri) ise, içki şişelerinin orijinal bandrollü ve etiketli olması, fatura karşılığında alınması ve kendilerine TAPDK belgelerinin gösterilmesi gibi nedenlerle içkilerin sahte ve sağlığa zararlı olduklarını 'bilmedikleri' sonucuna varılmıştır. Savunmalarının aksine, bildiklerine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, ayrımın temeli, suçun manevi unsurunun bir parçası olan 'bilme' yükümlülüğünün ispatlanıp ispatlanamamasıdır.