Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3464 Esas sayılı kararında 'adil yargılanma hakkı' ve 'silahların eşitliği' ilkesinin tutuklama aşamasında müdafii görevlendirilmemesiyle nasıl ihlal edildiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #309396

Kararda, CMK 101/3 gereğince tutuklanması istenen ve müdafii bulunmayan sanığa, suçun niteliği ve öngörülen ceza miktarı gözetilmeksizin müdafii görevlendirilmesinin yasal zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Görevlendirilen müdafi refakatinde tutuklanmaması nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibarıyla AİHM Gregaceviç/Hırvatistan kararına atıfla çelişmeli yargılamanın gereği olan 'silahların eşitliği' ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde (AİHM Salduz/Türkiye kararına atıfla), adaletin selameti açısından gerekli olan müdafi görevlendirilmeden yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması bozma nedeni sayılmıştır. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas: 2017/3464)