Yargıtay'ın meşru savunma hükmünün uygulanamadığı ve ilk saldırı hareketinin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği hallerdeki yaklaşımı nedir ve doktrindeki eleştiri bu yaklaşıma ne yöndedir?
Yargıtay'ın taraftar olduğu bir görüş, ilk saldırı hareketinin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği hallerde meşru savunma hükmünün uygulanamayacağı ve iki taraf için de haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündedir. Ancak doktrinde bu uygulama eleştirilmiştir. Makale yazarı da dahil olmak üzere bazı görüşlere göre, böyle bir durumda taraflardan birisinin meşru müdafaa halinde olduğu kesin olduğundan, haksız tahrik hükmünü uygulamak suretiyle kişiyi mahkum etmenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, bu nedenle 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince, her iki tarafı da meşru savunma hükümlerinden yararlandırmak gerektiği ifade edilmiştir. ('Meşru Savunma, Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik Mukayesesi' makalesi)