Yalçınkaya kararında, AİHS m. 11 (örgütlenme özgürlüğü) kapsamındaki müdahalenin neden 'kanunla öngörülmüş' olmadığı sonucuna varılmıştır?
AİHM'e göre, müdahalenin 'kanunla öngörülmüş' sayılabilmesi için, müdahaleye dayanak olan kanunun (TCK m. 314) yeterince açık olması ve uygulamasının öngörülebilir olması gerekir. Olayda ise, TCK m. 314'ün kapsamı, tamamen yasal olan bir sendika ve derneğe üyeliği de suç delili sayacak şekilde 'öngörülemeyen bir şekilde genişletilmiştir'. Yasal bir faaliyetin, sonradan keyfi bir yorumla suç sayılması, kanunun öngörülebilirliği ilkesini ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle, örgütlenme özgürlüğüne yapılan müdahalenin yasal bir temeli olmadığı sonucuna varılmıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/aihm-yuksel-yalcinkaya-karari/, § 396)