Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 06.05.2015 tarihli, 2015/1339 E. sayılı kararında, sahte içkiyi üreten ve piyasaya süren faillerin eylemleri 'olası kastla öldürme' olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelemenin temelindeki 'sonucu kabullenerek eylemlerini gerçekleştirdiklerinin anlaşılması' varsayımını, sahte içkinin niteliği (metil alkol) ve failin bu konudaki bilgisi açısından analiz ediniz. Failin, ürettiği ürünün öldürücü etkiye sahip olduğunu bilmesi, bilinçli taksirden farklı olarak olası kastın varlığını kabul için neden yeterli görülmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30884

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2015/1339 E. sayılı kararında, sahte içkiyi üreten ve piyasaya süren faillerin 'olası kastla öldürme' suçundan sorumlu tutulması, failin eyleminin sonuçlarına yönelik zihinsel tutumunun derinlemesine analizine dayanır. Bu nitelemenin temelindeki varsayımlar şunlardır: 1. **Maddenin Niteliği ve Öldürücülüğü:** İçki üretiminde etil alkol yerine metil alkol kullanmak, maliyeti düşürmek için yapılan basit bir hile değildir. Metil alkolün insan sağlığı için son derece zehirli ve öldürücü bir madde olduğu, genel hayat tecrübesiyle ve özellikle bu işi yapan kişiler tarafından bilindiği kabul edilir. Bu, basit bir ihmal veya risk değil, bilerek tehlikeli bir ürün yaratma eylemidir. 2. **Failin Bilgisi ve Sonucu Öngörmesi:** Fail, yüksek oranda metil alkol içeren bir içkinin, içen kişilerin ölümüne yol açabileceğini 'açıkça öngörmektedir'. Bu sadece bir ihtimal değil, yüksek olasılıklı bir sonuçtur. 3. **'Kabullenme' / 'Göze Alma' Unsuru:** Olası kastı bilinçli taksirden ayıran kilit unsur budur. Fail, ölüm sonucunu öngörmesine rağmen, ticari kazanç elde etme uğruna bu sonucu 'kabullenerek' veya 'olursa olsun' diyerek hareketini sürdürmektedir. Failin, 'nasılsa ölmezler' gibi bir beklenti veya umut içinde olduğu (bilinçli taksir) değil, ölüm ihtimaline kayıtsız kalarak (olası kast) ürünü piyasaya sürdüğü kabul edilir. Ürünün doğası gereği öldürücü olduğunu bilmek, failin bu sonucu sadece öngördüğünü değil, aynı zamanda bu riski umursamadığını ve sonucu göze aldığını gösterir. Bu durum, bilinçli taksirdeki 'neticenin gerçekleşmeyeceğine dair güven' unsurunun ortadan kalktığını ve failin kayıtsızlığının 'kabullenme' düzeyine ulaştığını gösterdiği için olası kastın kabulü için yeterli görülmektedir. (Bkz: Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2015/1339, K: 2015/2935)