İş Kanunu madde 21'de yer alan 'işe başlatmama tazminatı'nın (iş güvencesi tazminatı) hesaplanmasında işçinin kıdemi nasıl bir rol oynar? Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesi bu hesaplamaya nasıl bir yenilik getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308732

İş Kanunu madde 21'e göre, işverenin işçiyi başvurusuna rağmen bir ay içinde işe başlatmaması durumunda ödenecek işe başlatmama tazminatı (iş güvencesi tazminatı), en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında belirlenir (İş Kanunu m. 21/1). Bu aralıktaki kesin miktarın belirlenmesinde işçinin kıdemi esas alınır. Yargıtay kararları (örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2019/2672 E., 2019/6911 K.), bu tazminatın hesabında işçinin kıdemine göre şu şekilde kademeler belirlemiştir: * 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık, * 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, * 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık, ücreti tutarında belirlenmektedir. Fesih sebebine (örneğin sendikal fesih, kötü niyetli fesih gibi) göre bu miktarlar azami sınır olan 8 aya kadar da çıkabilmektedir. 1/1/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe giren İş Mahkemeleri Kanunu'nun 12. Maddesi, 'işe başlatmama tazminatının dava tarihindeki ücreti esas alınarak belirleneceği' hükmünü getirmiştir. Bu yenilik, tazminat hesabında, kararın kesinleştiği veya ödeme yapıldığı tarihteki değil, dava açıldığı tarihteki ücretin dikkate alınmasını sağlayarak hesaplamada daha somut ve sabit bir dayanak oluşturmuştur. Ayrıca, bu tazminat brüt ücret üzerinden hesaplanır, sadece damga vergisine tabi olup, gelir vergisinden ve SGK kesintisinden muaftır. Yasal faiz ise, işçinin işe başlatılmadığı günden itibaren işletilir.