İhaleye fesat karıştırma suçunda Yargıtay'ın 'doğrudan temin' yönteminin bir ihale yöntemi olup olmadığına dair içtihadını (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/14111 E., 2015/13337 K.) TCK m.235'in uygulama alanı açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308727

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/14111 E., 2015/13337 K. sayılı kararında, 'doğrudan temin' yönteminin ihaleye fesat karıştırma suçu (TCK m.235) kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmıştır. Kararda, Yargıtay'ın istikrar kazanan uygulamalarına göre ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biri ile yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Karar, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (KİK) 18. maddesinin (d) bendinde doğrudan teminin başlangıçta bir ihale yöntemi olarak öngörülmüşken, 4964 sayılı Kanun ile bu bendin madde metninden çıkarıldığına ve KİK'nun 22. maddesinin değiştirilerek doğrudan temin usulünün düzenlendiğine dikkat çekmiştir. Kanun değişiklik gerekçesinde de 'esasen bir ihale usulü olmayan 'doğrudan temin'in ihale usulleri arasından çıkarıldığı' ifade edilmiştir. Bu bağlamda Yargıtay, doğrudan temin yönteminin bir ihale olmadığı, sadece belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir 'satın alma yöntemi' olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, 'doğrudan temin' yoluyla yapılan alımlarda TCK m.235'deki ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağına hükmedilmiştir. Bu içtihat, suçun 'ihale' kavramı üzerindeki sınırlayıcı yorumunu göstererek, kanunilik ilkesi gereği, yalnızca Kanun'da açıkça belirtilen 'ihale' süreçlerine müdahalenin suç oluşturacağını ortaya koymaktadır.