Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/4877 E., 2018/54 K. sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri nelerdir? Yargıtay bu sebepleri neden yeterli görmemiş ve hükmü onamıştır?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/4877 E., 2018/54 K. sayılı kararında, sanık müdafiinin temyiz istemi, dosya kapsamındaki deliller itibarıyla 'suçun sanık tarafından işlenmediğine ve tanık dinlenmediğine' yönelik olmuştur. Bu temyiz sebepleri, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiği ve yargılamada eksik inceleme yapıldığı iddialarına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay, bu sebeplere yönelik yaptığı incelemede, 'Tüm dosya içeriğine göre; sanığın katılanın tuvalette unuttuğu çantasını bir poşete koyarak dışarıya bırakması ve dışarıda kimliği belirlenemeyen bir kişi ile bir müddet bakıştıktan sonra kimliği belirlenemeyen kişinin çantayı alması şeklinde gerçekleşen olayda; suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu anlaşılmakla; istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA' karar vermiştir. Yargıtay, mevcut delillerin suçun sanık tarafından işlendiğini sabit kıldığını ve istinaf mahkemesi kararında hukuka uygunsuzluk bulunmadığını belirterek, sanık müdafiinin itirazlarını 'yerinde görülmeyen' olarak nitelendirmiştir. Bu durum, temyiz incelemesinde delil takdirinin ve maddi olayın tespitinin ancak hukuka aykırılık yönünden denetlenebildiğini, sanığın iddialarının mevcut deliller karşısında hükmün hukuka uygunluğunu bozacak nitelikte bulunmadığını göstermektedir.