Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2286 E., 2018/5042 K. sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri nelerdir? Yargıtay bu sebepleri neden yerinde görmemiş ve hükmü onamıştır?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2286 E., 2018/5042 K. sayılı kararında, sanık müdafiinin hırsızlık suçu yönünden temyiz istemi, sanığın cezaevinde olması ve dışarıda zararı karşılayacak kimsesinin bulunmaması nedeniyle şikayetçinin zararının giderilmesi için kendisine verilen süreye rağmen zararı gideremediğini, tahliye talebine ve sanığın zararı karşılamak istemesine rağmen uygun koşul yaratılmadan karar verilerek ceza indiriminden (etkin pişmanlık hükümlerinden) yararlanamadığına yönelik olmuştur. Bu temyiz sebepleri, sanığın etkin pişmanlık hükümleri (TCK m.168) ve bireysel koşullarının ceza tayininde yeterince dikkate alınmadığı iddiasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay, yapılan incelemede 'Sanık hakkında şikayetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA' karar vermiştir. Yargıtay, sanığın iddia ettiği hususların mevcut hükmün hukuka uygunluğunu etkilemediğini veya bu iddiaların mevcut delil durumuyla desteklenmediğini kabul etmiştir. Bu durum, temyiz incelemesinin, usul ve yasa bakımından bir aykırılık bulunup bulunmadığına odaklandığını ve sanığın kişisel mazeretlerinin veya indirim taleplerinin her zaman hükmü bozma sebebi sayılmayacağını göstermektedir.