CMK madde 303'te düzenlenen 'Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller' nelerdir? Bu hükmün, Yargıtay'ın hukuki denetimi ile maddi sorun arasındaki ilişki açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308710

CMK madde 303, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda, bazı durumlarda dosyayı alt mahkemeye geri göndermek yerine, 'davanın esasına hükmedebileceği' halleri düzenler. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, 'olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasının gerektiği' durumlarda Yargıtay, davanın esasına hükmedebilir (CMK m. 303/1-a). Bu hüküm, Yargıtay'ın sadece hukuki bir denetim mercii olmadığını, aynı zamanda belirli ve sınırlı koşullar altında maddi soruna ilişkin nihai karar verme yetkisine de sahip olduğunu gösterir. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/302 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu düzenleme, 'ilk derece veya bölge adliye mahkemelerinin tespitlerinin hukuki denetim yapılmasına olanak vermeyecek ölçüde yetersiz olması hâlinde maddi sorunun tespiti ve buna bağlı olarak maddi ceza normunun doğru tatbik edilmesi bakımından Yargıtayın eksik araştırma nedeniyle bozma kararı verebilecek olması, hukuki denetimin, o ana kadar yapılan tespitlerin, normun olaya uygulanması için yeterli dayanak oluşturup oluşturmadığı hususunu da içerdiği sonucunu doğurmaktadır.' Yani, Yargıtay, maddi sorunun tespiti tam ve eksiksiz olduğunda ve ek araştırma gerektirmediğinde, doğrudan hüküm kurarak yargılamanın daha hızlı ve etkin sonuçlanmasını sağlayabilir. Bu, hukuki denetim ile maddi gerçeğin tespiti arasındaki ayrılmaz ilişkiyi teyit eder.