Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ByLock ile ilgili bozma kararlarında (2017/3464 E., 2018/584 K. ve 2017/3706 E., 2018/424 K. sayılı kararlar), 'eksik araştırma'ya ilişkin gerekçeleri ve bunun yargılama usulündeki önemini açıklayınız. Karşı oylar bu konuyu nasıl ele almıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308708

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ByLock ile ilgili bozma kararlarında, 'eksik araştırma' önemli bir hukuka aykırılık nedeni olarak öne çıkmıştır. Özellikle 2 numaralı bozma sebebinde, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının suç vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, dosya içerisine geldiği anlaşılan ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşma açılarak sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi eksik araştırma olarak nitelendirilmiştir. Bu, delillerin tam olarak toplanmaması ve usulüne uygun şekilde tartışılmaması anlamına gelir. Yargılama usulünde eksik araştırma, maddi gerçeğe ulaşmayı engellediği ve savunma hakkını kısıtladığı için ciddi bir hatadır. Zira, sağlıklı bir hüküm kurulabilmesi için tüm ilgili delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve taraflara savunma imkanı sunulması esastır (CMK 217). Karşı oylar ise, eksik araştırma iddiasına somut olarak katılmamışlardır. Örneğin, 2017/3464 E., 2018/584 K. sayılı karardaki karşı oyda, sanığın müdafii olmadan yapılan yargılamanın savunmasını ne suretle etkilediği, delillere ulaşmada somut olarak hangi güçlüklerle karşılaştığı veya hangi delillere ulaşamadığının sanık tarafından ortaya konması gerektiği gibi, temyiz incelemesinde bu hususların somut olarak tespit edilmesi gerektiğini, böyle bir değerlendirmenin mevcut olmadığını belirtmişlerdir. Bu, karşı oyların, eksik araştırmanın hükmü etkileyici nitelikte somut bir hukuki aykırılık teşkil ettiğinin ispatlanamadığı yönünde bir pozisyon aldığını göstermektedir.