CMK madde 288'deki 'hukuka aykırılık' tanımı, temyiz denetimi sırasında hakimlerin 'delilleri değerlendirmesinde hukuksal hata yapıp yapmadığını' incelemesiyle nasıl ilişkilidir? Yargıtay'ın bu konudaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308701

CMK madde 288'deki 'hukuka aykırılık' tanımı ('bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır') temyiz denetiminin kapsamını belirler. Bu tanım, Yargıtay'ın sadece kanun metninin doğrudan ihlalini değil, aynı zamanda mahkemelerin delilleri değerlendirme süreçlerinde yaptıkları hukuki hataları da denetleyebileceği anlamına gelir. Doktrinde de belirtildiği üzere, temyiz mahkemesi yalnızca hâkimin 'delilleri değerlendirmesinde hukuksal hata yapıp yapmadığını' değerlendirebilir. Delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde, hukuka aykırılık oluşturur (CMK m. 288 Gerekçesi). Yargıtay, bu bağlamda, 'ilk derece mahkemesinin yerine geçerek eylemin varlığı veya yokluğu, kanıtların inandırıcılığı ya da kesinliği gibi yargılarda bulunamaz', ancak 'maddi olayların gerekçede yeterince yansıtılıp yansıtılmadığı, yansıtılan maddi olaylara ilişkin kanıtların tartışılıp tartışılmadığı, bu tartışma yapılırken doğa, mantık, deneyim ve hukuk kurallarına uyulup uyulmadığı yönlerinden hükmü inceleyerek olay yargılamasını sınırlı bir şekilde denetleyebilir' (Sami Selçuk, CGK - Karar: 2019/302 atfı). Yargıtay, maddi olayın sübutuna ilişkin kanaatin yeterli delile dayanarak ve mantık kurallarına uygun bir şekilde oluşturulup oluşturulmadığı açısından denetim yapar (Nur Centel, Hamide Zafer, CGK - Karar: 2019/302 atfı). Bu, Yargıtay'ın 'maddi gerçeğe ulaşma' amacını destekleyen bir rolüdür; zira hukuki sonuç, maddi olayın doğru tespitine sıkı sıkıya bağlıdır.