HMK madde 297'de düzenlenen 'Hükmün Kapsamı' ilkesi, gerekçeli karar hakkı açısından ne anlama gelir? Yargıtay'ın bu ilkeye aykırılık tespit ettiği kararlardaki ana eleştiri noktaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308691

HMK madde 297, verilecek hükmün kapsamını detaylı olarak düzenleyerek Anayasa'nın 141. maddesinde güvence altına alınan 'gerekçeli karar hakkı'nın somut bir yansımasıdır. Bu maddeye göre hükümde; tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalıdır. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir (HMK m. 297). Yargıtay, bu ilkeye aykırılık tespit ettiği kararlarında şu ana eleştirileri dile getirir: 1. **Gerekçe Eksikliği/Yetersizliği:** Kararın hukuki esaslara ve kurallara dayanmaması, nedenlerinin açıklanmaması, eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılması 'adil yargılanma hakkının (hukuki dinlenilme hakkının) ihlali' olarak kabul edilir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/28161 E., 2018/15217 K.). 2. **Maddi Olgularla Hüküm Arasındaki Bağlantı Eksikliği:** Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantının kurulmaması, kararın denetlenebilirliğini engeller. 3. **Hüküm Fıkrasında Açıklık ve Şüphe Yokluğu:** Hüküm fıkrasının açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olmaması. Örneğin, hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi infazda tereddüte yol açtığı için hatalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/6829 E., 2016/22781 K.). 4. **Başka Dosyayla Karıştırma:** En ciddi hatalardan biri, ilgili davayla alakası olmayan başka bir dava dosyasına ait dava ve cevap dilekçesi ile bilirkişi raporunun özetlenmesi, belgelendirmeyi bozucu nitelikte görülmüştür (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/28161 E., 2018/15217 K.). Bu eleştiriler, gerekçeli karar hakkının yargısal süreçteki vazgeçilmezliğini vurgular.