Ceza Muhakemesi Kanunu madde 140'ta düzenlenen 'teknik araçlarla izleme' koruma tedbiri ile 5237 sayılı TCK'nın özel hayata ve kişisel verilere karşı suçları arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Bu tedbirin hukuka uygunluğunun sağlanmasında hakim kararının önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308674

CMK madde 140, belirli suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka yolla delil elde edilememesi durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenebileceğini, ses veya görüntü kaydının alınabileceğini düzenler. Bu tedbir, kişilerin özel hayatının gizliliği (Anayasa m. 20, AİHS m. 8) ve haberleşme hürriyeti (Anayasa m. 22) gibi temel haklarına esaslı bir müdahale teşkil eder. Bu sebeple, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı olmadan kişilerin ses veya görüntü kayıtlarının alınması hukuka aykırı olacaktır. Hukuka aykırı yollarla elde edilen bu deliller hükme esas alınamaz (Sen.av.tr - Belirli Bir Bölgeye Odaklanan YouTube Yayınlarının Hukukiliği makalesi). Usulüne uygun karar alınmadan yapılan kayıtlar, 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca suç teşkil edebilir: TCK m.133 (kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması), TCK m.134 (özel hayatın gizliliğini ihlal), TCK m.135 (kişisel verilerin kaydedilmesi) ve TCK m.136 (verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme). Hakim kararının önemi, temel hak ve özgürlüklerin Anayasa madde 13'te belirtilen koşullarla, yani kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlanabilmesi ilkesine dayanmaktadır. Bu tedbirin uygulanabilmesi için yargısal denetim ve yetkilendirme olmazsa, keyfi uygulamaların önüne geçilemez ve elde edilen deliller hukuken geçersiz sayılır.