AİHM Yüksel Yalçınkaya kararında, Bank Asya'da hesap sahibi olma ve dernek/sendika üyeliğinin aleyhe delil olarak kullanılması hususu nasıl değerlendirilmiştir? Bu delillerin hukuki niteliği ve Sözleşme maddeleriyle ilişkisi nedir?
AİHM Yüksel Yalçınkaya Kararı'nda, başvurucunun mahkumiyetinde ByLock kullanımının ana neden olduğu, ancak Bank Asya'da hesap sahibi olma ve FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu düşünülen sendika ve derneklere üye olmasının da aleyhe delil olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Mahkeme, bu eylemlerin sonuç üzerinde 'çok sınırlı bir etkisi' olduğunu kabul ederek, ByLock delilinin ağırlığı nedeniyle bu hususları 6. ve 7. madde kapsamında ayrıca detaylı incelemeye gerek görmemiştir (Yüksel Yalçınkaya Kararı, §268, §242). Ancak, kararda ulusal mahkemelerin bu eylemlerin nasıl suç teşkil eden bir davranışa delil olabileceğine dair 'anlamlı bir tartışma eksikliği'ne dikkat çekilmiştir (§343). Mahkeme, söz konusu eylemlerin gerçekleştirildikleri tarihte 'yasallık karinesinden' yararlanan görünüşte yasal eylemler olduğunu vurgulamıştır. Özellikle sendika ve dernek üyeliğinin, AİHS'nin 11. maddesi kapsamında korunan örgütlenme özgürlüğüyle ilgili temel hakların kullanılması olduğunu belirtmiştir (§343, §390). Mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin, sendika ve dernek üyeliğini içeren şekilde 'öngörülemeyen bir şekilde genişletildiği' ve 'keyfi müdahalelere karşı gerekli asgari korumayı sağlamadığı' sonucuna varmıştır (§394, §396). Bu nedenle, AİHM oybirliğiyle AİHS'nin 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar, yasal faaliyetlerin bir örgüt üyeliği suçlamasına delil olarak kullanılmasına karşı önemli bir güvence sağlamaktadır.