Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ByLock ile ilgili bozma kararlarında (2017/3464 E., 2018/584 K. ve 2017/3706 E., 2018/424 K. sayılı kararlar), savunma hakkının kısıtlanması ve eksik araştırma nedenleri nelerdir? Karşı oylar bu bozma nedenlerine neden katılmamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308655

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ByLock ile ilgili bozma kararlarında, özellikle sanığın müdafii görevlendirilmeden yargılama yapılması ve eksik araştırmayla karar verilmesi öne çıkmıştır. 1 numaralı bozma sebebi, CMK'nın 101/3. maddesi gereğince tutuklanması istenen sanığa müdafii görevlendirilmesinin yasal zorunluluk olmasına rağmen, müdafii refakatinde tutuklanmaması nedeniyle delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle 'silahların eşitliği' ilkesi ile Anayasa'nın 36 ve AİHS'nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi olarak gösterilmiştir. 2 numaralı bozma sebebi ise, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının suç vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK 217 uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, yani eksik araştırmadır. Karşı oylar ise bu bozma nedenlerine, sanığın müdafii olmadan yargılama yapılmasını temyiz nedeni olarak ileri sürmemiş olmasını (CMK 288) ve temyiz incelemesinin kapsamını aşan bir durum olduğunu gerekçe göstermiştir. Ayrıca, suçun CMK 150/3 kapsamında zorunlu müdafiliği gerektiren suçlardan olmadığını ve CMK 101/3'ün ilk tutuklamaya ilişkin olduğunu, tutukluluğun devamı kararlarının itiraz kanun yoluna tabi olup temyizen incelenemeyeceğini savunmuşlardır. Karşı oylar, savunma hakkı kısıtlamasının somut olarak ortaya konmadığını ve sanığın bu yönde bir iddiasının dahi bulunmadığını da eklemiştir.